Tarım sektörü, insanlığın temel ihtiyaçlarından biri olan gıdanın üretilmesini sağlarken aynı zamanda doğal kaynakların en yoğun kullanıldığı alanlardan biridir. Bu kaynakların başında ise su gelmektedir. Özellikle yağışların düzensizleştiği, kuraklık dönemlerinin uzadığı ve iklim değişikliğinin etkilerinin daha belirgin hale geldiği günümüzde tarımsal sulamanın doğru yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de toplam su kullanımının önemli bir bölümünün tarımsal sulamada gerçekleşmesi, sulama yöntemlerinin verimli hale getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Geleneksel sulama yöntemlerinde tarlaya ihtiyaçtan daha fazla su verilmesi oldukça yaygın bir uygulamadır. Çiftçi açısından fazla su kullanımının bitkinin daha iyi gelişeceği düşüncesiyle tercih edilmesi mümkün olsa da bu yaklaşım her zaman doğru değildir. Gereğinden fazla sulama; suyun kök bölgesinin altına sızmasına, yüzey akışına, buharlaşma kayıplarına ve zaman içerisinde toprakta tuzluluk problemlerine neden olabilir. FAO da aşırı sulamanın yüzey akışı ve kök bölgesinin altına gerçekleşen derin sızma yoluyla önemli su kayıplarına yol açabileceğini belirtmektedir.
Bu sorunların azaltılmasında damla sulama ve yağmurlama gibi modern sulama sistemleri önemli bir çözüm sunmaktadır. Özellikle damla sulama, suyu doğrudan bitkinin kök bölgesine kontrollü miktarlarda ulaştırdığı için su kayıplarının azaltılmasına yardımcı olur. Ancak yalnızca modern bir sistem kurmak yeterli değildir. Sulamanın hangi zamanda ve ne miktarda yapılacağının da doğru belirlenmesi gerekir. Toprağın yapısı, bitkinin gelişme dönemi, hava sıcaklığı ve buharlaşma koşulları birlikte değerlendirilerek sulama programı oluşturulmalıdır.
Türkiye’de gerçekleştirilen uygulamalar, programlı sulamanın yalnızca su tasarrufu sağlamadığını, aynı zamanda enerji tüketimini azaltabildiğini ve bazı ürünlerde verimi artırabildiğini göstermektedir. FAO ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen çalışmalarda programlı damla sulama uygulamalarıyla mısır ve şeker pancarında önemli oranlarda su ve enerji tasarrufu elde edilmiştir.
Sonuç olarak tarımsal sulamada temel hedef, daha fazla su kullanmak değil, mevcut suyu daha doğru kullanarak daha yüksek verim elde etmektir. Bunun için modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, çiftçilerin sulama konusunda bilinçlendirilmesi ve sulama zamanının bilimsel verilere göre belirlenmesi gerekmektedir. Su kaynaklarının sınırlı olduğu bir gelecekte tarımsal üretimin sürdürülebilmesi, büyük ölçüde suyun ne kadar verimli kullanıldığına bağlı olacaktır. Bu nedenle sulama, yalnızca üretimi artıran bir tarımsal uygulama değil, aynı zamanda gelecek nesillerin su güvenliğini koruyan stratejik bir araç olarak değerlendirilmelidir.