Güneş enerjisi santralleri, doğası gereği açık havada, en sert iklim koşullarına, neme, yağmura ve endüstriyel gazlara doğrudan maruz kalan yapılardır. Bu sistemlerin kalbi olan panelleri taşıyan metal konstrüksiyonun paslanması veya korozyona uğraması, 25-30 yıllık proje ömrünü yarıda kesebilecek en büyük tehdittir. İşte tam bu noktada, geleneksel kaplama yöntemlerine meydan okuyan Magnelis teknolojisi devreye girmektedir.
Magnelis, içeriğinde %3.5 alüminyum ve %3 magnezyum barındıran özel bir çinko alaşımlı düz metal kaplama teknolojisidir. Geleneksel sıcak daldırma galvaniz yöntemine kıyasla korozyona karşı tam 10 kata kadar daha yüksek direnç gösterir. Özellikle amonyak oranının yüksek olduğu hayvancılık tesislerinin yakınlarında, tuz oranının yüksek olduğu kıyı bölgelerinde veya asit yağmurlarının görüldüğü endüstriyel havzalarda Magnelis kaplamalı GES konstrüksiyonları rakipsiz bir koruma sağlar.
Magnelis’in en büyüleyici özelliklerinden biri de ‘kendi kendini onarma’ (self-healing) yeteneğidir. Sahada kesilen, delinen veya çizilen metal yüzeyler normal şartlarda paslanmanın başlayacağı zayıf noktalardır. Ancak Magnelis kaplama, atmosferik etkilerle reaksiyona girerek kesim kenarlarında magnezyum bazlı yoğun bir koruyucu tabaka oluşturur ve pasın ilerlemesini tamamen durdurur. Bu durum, kurulum sonrası sahada yapılan modifikasyonlarda yatırımcıya inanılmaz bir esneklik ve uzun vadeli güven sağlar.
Solmet olarak, esnek pazar taleplerini karşılayabilme gücümüzle projelerimizde Magnelis hammadde opsiyonunu en ileri teknolojiyle işliyoruz. Daha ince kaplama kalınlığıyla bile geleneksel galvanize göre çok daha hafif ve çevre dostu olan bu malzeme, nakliye ve montaj süreçlerinde de büyük kolaylık sunar. GES yatırımlarınızın ömrünü uzatmak ve bakım maliyetlerini sıfıra indirmek istiyorsanız, konstrüksiyonda Magnelis teknolojisi kesinlikle en doğru mühendislik kararı olacaktır.
Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Kaliteli Üretim Yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar küresel iklim krizine karşı en büyük silahımızdır. Ancak bu silahın doğru çalışması, sahada kullanılan en küçük cıvatanın bile kalitesine bağlıdır. Kaliteli hammadde seçimi, karbon ayak izini azaltırken sistem kalitesini maksimuma çıkarır. Geleceğimiz için yeşil enerji üretirken, bu üretimi sağlayan yapıların da sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir malzemelerden kurulması evrensel bir sorumluluktur. Solmet, çeyrek asrı aşan tecrübesiyle bu vizyonu her projesinde gururla sürdürmektedir. Enerjimiz yüksek, konstrüksiyonumuz sağlam olsun.
Teknik Parametreler ve Mühendislik Hesap Simülasyonları Modern GES tasarımlarında statik yazılımlar yardımıyla her bölgenin geçmiş 50 yıllık meteorolojik verileri analiz edilir. Rüzgâr hızı saatte 130 km’ye ulaşan bölgelerde alüminyum alaşımlarının et kalınlıkları artırılırken, yoğun kar yağışı alan yüksek rakımlı sahalarda ise aşıklar arası mesafe daraltılır. Bu sayede panellerin burkulma eğilimleri sıfıra indirilir. Yatırımın güvenliği, kağıt üzerindeki doğru formüllerle başlar ve sahada kusursuz montajla tamamlanır.